Anasayfa » Blog » Yunuslar/trans/cesaret bombardımanı

Yunuslar/trans/cesaret bombardımanı

Depresyondasınız. Zaten hep depresyondaydınız. Başarısızsınız ya da başarılısınız ama hak ettiğiniz kadar değil. Partilerde tanımadığınız insanların yanına gidemiyorsunuz ya da ilgilendiğiniz kişiye ilginizi gösteremiyorsunuz. Diyelim bir telefon bile edemiyorsunuz, sabahları canınız
kalkmak istemiyor, bir sürü şeyi angarya olarak görüyorsunuz. İyimser değilsiniz, insanların sadece olumsuz yönlerine takılıp kalıyorsunuz. Kısaca kendinizi HOŞ, MÜTHİŞ, DENGELİ, MÜKEMMEL hissetmiyorsunuz.
O halde derhal Antalya’ya bilet alıyor, orada Jungcu Dr. Murat Kemaloğlu’nun ruhbilim
okulunda kendinize Cesaret Bombardımanı isimli trans tekniğini uygulatıyorsunuz. Ben böyle şey görmedim sayın seyirciler; hiç böyle duygu yaşamadım. Dr. Murat ve asistanları beni alt katta özel bir daireye çektiler. Yunusların müziğini koydular ve beni bir divana yatırdılar. 5-6 kişi bana korkunç şeyler yapacaklar sandım. Nasıl yaptıklarını anlatmayacağım ama sonuç ağladım ve yeni bir insan olarak dünyaya geldim. Geçmişimle barıştım ve adeta deli cesareti geldi. Bu trans/cesaret bombardımanı
Antalya Ruhbilim Okulu’nun sağladığı kişilik geliştirme kurslarının tekniklerinden yalnızca birisi…
Gördüğüm 2. teknik de başka bir olaydı benim için. Bu teknik TABULA RASA yani Temizlenmiş Masa tekniği. Temizlemek istediğiniz bir kavram, bir anı, bir rüya olup olmadığını soruyorlar size. Ben bir rüyamı seçtim. Çeşitli sorular ve tekniklerle sonunda o rüyamı çözmesem bile korkutucu etkisinden kurtuldum ve savunma mekanizması geliştirdim.
Bu da çok iyi duygu.
Dr. Murat Kemaloğlu’nun başlattığı terapilerden biri yunuslarla terapi. Bunun için Rusya’dan eğiticileriyle birlikte üç yunus getirmiş -İlya, Megi, Alisa. Ben yunusla terapi olmadım, yunusa da binmedim, sadece show’larını izledim. Yunuslarda canlı, hayat coşkusu veren, denemedim ama sanıyorum ‘ecstasy’ gibi bir şey var. Yaptıkları çeşitli numaraları hayranlıkla seyrettim. Senkron hareketleri, aynı anda havaya sıçrayışları. Trans tekniğindeki gibi oldum. İçim yaşama sevinci doldu ve terapi oldum. Yunuslar resim de yaptılar. O resmi açık artırmada ben kazandım ve yunusların yanında fotoğraf çektirdim, tam yunuslar elime sıçrayıp dokunurken, yunus dokunuşu saten gibi, kadife gibi bir şey…
Ben Antalya’ya şiirle terapi yapmak için gittim. Daha önce de şizofrenlere şiir yazdırmıştım. Pek de farkında olmadan başlattığım bu tekniğe Dr. Murat Kemaloğlu şiirle terapi adını verdi. Egzersizin sonunda şizofrenler kendilerini çok iyi hissettiklerini söylediler. O zamanlar Kemaloğlu’nun Şizofrenler Oteli vardı. Orada şizofrenler kendi kendilerine yaşıyor, çalışıyorlardı. Otelin müdürü şizofrendi örneğin.
Bu sefer gittiğimde asistanlara şiirle terapi uyguladım. Kemaloğlu dedi ki, bazı psikiyatrlar benim tekniğimin başka versiyonlarını uyguluyorlarmış. Dolayısıyla Dr. Kemaloğlu’nun desteğiyle kurucusu olduğum bu tekniği geliştirmeye ve
İstanbul’da da uygulamaya karar verdim. Çünkü şiirle terapiden ben de çok zevk alıyorum ve kendimi iyileşmiş hissediyorum. Tekniklerden biri de ortak şiir yazmak. Şiir yazmanın yalnızlığından kurtarıyor bu insanı. Ruhbilim okulunda, Antalya Televizyonu’nun eşliğinde, ortak yazılan şiir şu:
Yunus Emre’nin yunusları
denizin şefkati dokunurken bedenime
Bir buğu gibi yunusların arasında dağılıyordum
Ses – ötesi bir müzik duyuyordum.
Dokun! Bak! Canlı yunus!
Ete kemiğe bürünmüş!
Ses-ötesi bir müzik duyuyordum
Neyi görebilirdim gözüm açılmayınca
Kimi bilebilirdim ben beni bilmeyince.
Yunus Emre’nin yunusları diyordum
Onlarla mavi oynayış…
Yunuslarla temas! Heyecan! Sonsuzluk!
Ses-ötesi bir müzik duyuyordum
Bir ben giriyordu içime benden içeri.
Not: Benimle İstanbul’da şiirle terapi yapmak isteyenler, Antalya Ruhbilim Okulu’na telefon edebilirler.

http://www.radikal.com.tr/radikal2/yunuslar-trans-cesaret-bombardimani-868999/